|
AK Parti Sinop İl Başkanı Cengiz Tokmak, 12 Eylül'de neden "evet" denmesi gerektiğini detayları ile birlikte anlattı. Başkan Tokmak, 12 Eylül'de yapılacak referandumun bir seçim olmadığını ve herhangi bir siyasi partinin görüşlerini yansıtmadığını söyledi. İl Başkanı Tokmak, ilçe başkanlarıyla referandum çalışmalarıyla ilgili yaptığı toplantı ardından 12 Eylül’de gerçekleştirilecek halk oylamasını ve ayrıntılarını değerlendirdi.

Cengiz Tokmak açıklamasında: "Çalışmalarımızı başlatmış olsak da bugün itibarı ile daha yoğun şekilde 12 Eylül Referandumu ile ilgili olarak çalışmalara başlangıç yapmak ve bu konuda görüşlerimizi basın yoluyla halkla paylaşmak istedik. Başından beri anlatmaya çalıştığımız bir husus var. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak olan referandum bir seçim değildir. Ne bir siyasi parti seçimidir ne de siyasi görüşlerimizin ortaya çıkacağı bir oy kullanma şekli değildir. 12 Eylül Referandumu milletimizin büyük çoğunluğunun, tüm sivil toplum örgütlerinin tüm siyasi partilerin çok uzun zamandan beri mutlaka değiştirilmesi gerektiği konusunda 12 Eylül 1982 tarihli mevcut yürürlükteki Anayasa'mızın mutlaka değiştirilmesi konusunda ortaya çıkmış görüşlerinin AK Parti TBMM Grubu tarafından mecliste yeterli oyu alarak, milletimizin onayına sunulması ve bu Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesinin referandumudur. Maalesef bir çok kesimlerde sadece 12 Eylül'le ilgili olarak 'Evet mi', 'Hayır mı' veya insanların mensubu bulundukları siyasi parti görüşlerine göre oylarını kullanacakları şeklinde açıklamaları hayretle izliyoruz. Evet mi, 'Hayır mı' derken, evet neyi, hayır neyi ifade ediyor konunun mutlaka içeriğine girilmesi, buna göre mutlaka vatandaşlarımızın oyunu kullanması gerektiğini tekrar tekrar vurguluyoruz. Yapılan 26 maddelik değişiklik, darbe ürünü olan bu anayasada bugüne kadar yapılan en köklü değişikliktir. Milletimizin tamamını tüm kesimleri ilgilendiren maddeleri söz konusudur. Yürürlüğe girecek olan bu anayasa değişiklikleri sadece AK Parti için yapılacak değişiklikler kesinlikle değildir. 73 milyon milletimizin tamamını ilgilendiren, her kesimi, özürlülerimizi, kadınlarımızı, çocuklarımızı, şehit ve gazi yakınlarımızı, emeklilerimizi, memurlarımızı, işçilerimizi, bireysel olarak özellikle kişisel verilerin korunması hakkı, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkının getirilmesi, zaten başlı başına 73 milyonun tamamını ilgilendiren maddelerdir. Bu konuda vatandaşlara da tavsiyemiz, içeriğini incelesinler, ondan sonra karar versinler.
Biz de, ısrarla halkımızdan, önümüze konan bu paketin içeriğini mutlaka incelemesini istiyoruz. Ondan sonra özgür iradesiyle, hiç bir etki altında kalmadan oyunu vermelerini söylüyoruz. Referandumda verilecek 'Evet' oyları, AK Parti'nin oyları demek değildir asla. 'Hayır' oyları da CHP veya MHP'nin oyları demek değildir. İnsanlar farklı siyasi görüşlerden, farklı siyasi partilerin üyesi olabilirler. Biz parti yönetimi olarak, başta milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, tüm teşkilat mensuplarımız ısrarla bu anayasa değişikliğinin içeriği konusunda halkımızı bilinçlendirmek için var gücümüzle çalışacağız. Bu konuyu sadece AK Parti meselesi olarak görmek büyük bir yanlışlıktır diyoruz. Sinop’ta sivil toplum örgütlerini, tüm toplum katmanlarından insanları da bu konuda destek vermeye davet ediyoruz" dedi..
12 Eylül'ün önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Cengiz Tokmak,,"12 Eylül çok güzel bir başlangıcın dönüm noktasıdır. Hiçbir şekilde ihmal etmeden güzel bir Türkiye için 'evet' oylarıyla daha güzel bir dönemi başlatacağız. Birlik ve beraberlik ile cumhuriyetimiz bugüne kadar geldi. Bizler, teşkilatlarımızla birlikte kapı kapı, mahalle mahalle dolaşıp halktan destek isteyeceğiz. Alacağımız bu destekle daha güçlü bir Türkiye'nin yolunu açacağız" diye konuştu.
Referanduma evet demek icin 40 Neden
Dezavantajlı kesimler olan;
Kadınlarımız,
Çocuklarımız,
Özürlülerimiz,
Yaşlılarımız,
Şehitlerimizin dul ve yetimleri ve gazilerimizin, her alanda avantajlı olmalarına “Evet” demektir.
Çocuk istismarının önüne geçilmesine “Evet” demektir. Kişisel verilerin ancak kanunlarla öngörülen hallerde veya kişilerin açık rızası ile işlenebilmesine “Evet” demektir. “Fişleme”nin tarihe karışmasına “Evet” demektir. İnsanların kendileriyle ilgili kaydedilen bilgilere rahatlıkla ulaşmasına, yanlışsa düzeltebilmesine, rahatsız ediciyse, ortadan kaldırılmasına imkan sağlamaya “Evet” demektir. Yurtdışına çıkış özgürlüğünün genişletilmesine “Evet” demektir. İdarenin her türlü iş ve eyleminden dolayı haksızlığa uğrayan, uygunsuz bir muamele ile karşılaşan vatandaşların, mahkemeler dışında şikayetlerini iletebilecekleri bir Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulmasına “Evet” demektir. 12 Eylül Darbesi’ni yapan darbecilerin ve onların yardımcılarının hesap verebilmelerine imkan hazırlamaya “Evet” demektir. Yüksek Askeri Şura kararlarıyla ordudan atılan insanların mahkemelerde haklarını arayabilmelerine “Evet” demektir. Mahkemelerin “yerindelik denetimi” yapamayacağına “Evet” demektir. Mahkemelerin kendisini halkın iradesiyle seçilen hükümetlerin yerine koyamamasına “Evet” demektir. Yargı bağımsızlığını güçlendirmeye ve yargı tarafsızlığını sağlamaya “Evet” demektir. Askeri mahkemelerin görev alanının, asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlarla sınırlandırılmasına “Evet” demektir. Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasına son vermeye “Evet” demektir. Askeri mahkemelerde de mahkemelerin bağımsızlığı ve hakim teminatını sağlamaya “Evet” demektir. Anayasa Mahkemesi’nin yapısını tıpkı gelişmiş ülkelerdeki gibi çağdaş ve geniş katılımlı bir şekle dönüştürmeye “Evet” demektir. Vatandaşlarımızın Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunma haklarına “Evet” demektir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Türkiye’den yapılan başvuruların azaltılmasına “Evet” demektir. Türkiye’nin, dünyadaki insan hakları imajına olumlu katkı sağlamasına “Evet” demektir. Tüm hakim ve savcılarımızın kendileriyle doğrudan ilgili olan HSYK üyelerini seçmede söz sahibi olmalarına “Evet” demektir. HSYK’nın ayrı bir binası, sekreteryası ve bütçesinin olmasına “Evet” demektir. HSYK’ya bağlı müstakil bir denetim mekanizmasının oluşturulmasına “Evet” demektir. HSYK üyeleri ile Anayasa Mahkemesi’ne seçilecek üyelerin seçiminde seçim adaletini sağlamaya yönelik “nispi temsil” sistemine “Evet” demektir. HSYK’nın kuruluşu ve işleyişinde kapalı devre sistemine son vermeye “Evet” demektir. HSYK’nın yapısını, hukuk sistemi oturmuş ülkelerdeki standart ve yapıya yükseltmeye “Evet” demektir. HSYK’nın ihraç kararlarının yargı denetimine tabi tutulmasına “Evet” demektir. Aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olma imkanına “Evet” demektir. Memura grev hakkının önündeki engellerin ortadan kaldırılmasına “Evet” demektir. Memurlara toplu sözleşme hakkının verilmesine “Evet”demektir. Devlet Memurları ve diğer kamu görevlilerine verilen uyarma ve kınama cezalarına yargı yolunun açılmasına “Evet” demektir. Emekli memurların da toplu sözleşmeden yararlanmasına “Evet” demektir. Ekonomik ve Sosyal Konsey’in anayasal güvenceye kavuşturulmasına “Evet” demektir. Esnafın, sanatkarın, tüccarın ve sanayicinin hükümetin sosyal ve ekonomik politikalarında söz sahibi olmasına “Evet” demektir. 12 Eylül Darbe Anayasası’nın kısmen de olsa değişmesine “Evet” demektir. Demokratik standartların ve hukuk devleti anlayışının yükseltilmesiyle daha çok uluslararası sermaye girişine “Evet” demektir. Demokratik standartlarla büyümeyi doğru orantılı hale getirmeye “Evet” demektir. İnsanları, ekmekle özgürlük arasında tercihe zorlayan anlayışa son vermeye “Evet” demektir. Kanuni formalitelerin ve keyfi kararların, zenginlik ve refahı arttıracak ekonomik kararları boğmasına mani olmaya “Evet” demektir. Üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçmeye “Evet” demektir. Gücün kanunundan, kanunun gücüne geçişe “Evet” demektir.
|